Rum tarafı da olumlu davransaydı bu iş zaten çözülmüştü.
BM’yi ve taraf olan diğer devletleri de rahatsız edecek anlayışsız bir tutum içine girdiler. Onun için çözülmüyor bu mesele. Peki, biz ne yapabiliriz? Ben hükümetimiz adına KKTC ile Türkiye arasında ekonomik işbirliği ve destekleme programından sorumluyum. Biz KKTC’yi ne kadar hızlı geliştirirsek, refahı ne kadar hızlı artırırsak çözüme o kadar yaklaşırız. Biz barış ve huzur içinde yaşanan, refahı artan bir ada istiyoruz. Biz bunu Rum tarafı ile nihai bir çözüm olmadan da sağlayabiliriz. 2016-2018 yılları arasında 3.5 milyar TL’lik bir ekonomik paket işbirliğimiz var.
KKTC kendi yapısal reformlarını gerçekleştirecek. Oranın geliri ve huzurunu artıracağız. Türkiye Cumhuriyeti var oldukça KKTC’deki vatandaşların bir saçının teline kimsenin dokunmasına zaten müsaade etmeyiz. Benim Kıbrıs Türklerinin zenginleşmesini sağlama, ülkenin gelişmesini hızlandırma ve refah artırma odaklı gibi bir görevim var. Çözümü de en iyi bunun sağlayacağına inanıyorum. O zaman o şımarık taraf çözüme de gelecek.
(Akdeniz’de gaz arama tartışmaları) Gaz ile ilgili bizim de orada haklarımız var. Burada KKTC’nin haklarının ihlal edilerek gaz çıkarılmasına ve onun Güney Kıbrıs’ın gazıymış, onun hakkıymış gibi kullanılmasına müsaade etmeyiz.
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.